Eşmekaya Tarihi
Eşmekaya kasabası tarihte önemli bir yer tutan ATÇEKEN aşiretlerinin yurt
tuttuğu önemli yerleşim yerlerinden biridir.
ATÇEKEN’ler Konya ve Aksaray Bölgesinde yaşayan bir türk topluluğu olup, Türkmen
aşiretlerinin teşkilatlandırılması sonucu oluşturulmuş aşiretler
konfederasyonudur.
Selçuklular, Beylikler devrinde ve 16. Yüzyılda, ATÇEKEN’ler soylu Atlar
yetiştiriyorlar, ATÇEKEN Aşiretlerinin yetiştirdiği Atlar bütün Dünya
Milletlerince beğeniliyor ve satın alınmak isteniyordu.
Osmanlılar ve diğer Milletlerce beğenilen Atlar ATÇEKEN aşiretlerinin yaşadığı
Karaman ülkesinde yetiştiriliyor ve bu Atlara Karaman Atları deniliyordu.
Karaman Atları, Karaman İlinin bütün ova ve bölgesinde bilhassa Larende
(Karaman) Ereğli, Aksaray, Koçhisar ve Akşehir arasındaki topraklarda yaşayan
Türk oymakları tarafından yetiştiriliyordu. Bu Türk aşiretleri vergilerini
yetiştirdikleri Atlardan ayni olarak verdiklerinden dolayı ATÇEKEN denilmiştir.
Osmanlı devrinde üç kazaya ayrılarak idare edildikleri görülür.Eski il,Turgud ve
Bayburd’dur.Eşmekaya köyüde Eski il kazasına bağlı önemli yerleşim yerlerinden
biridir..1530 yılında tertiplenen 387 numaralı Muhasebeyi –Vilaye-ti Karaman
defterinde Eşmekaya Kasabası Eski il Kazasına bağlı Eşe kaya köyü olarak
geçmektedir.Eşe kaya köyü Konya- Aksaray arasındaki tarihi yol üzerinde yer
almaktadır.
1530 yılında düzenlenen Defte-ri Haka-ni dizisinin 3’sü Konya livası bölümü
incelendiğinde Eşmekaya’nın mezrası (yaylası) olan Bağlıca 1.yer adı olarak
zikredilmiştir. Bağlıca mezrasına Hacı Osman (2) Abdur-Rahmet Başhaüd-din evladı
(3) gibi ailelerin, ATÇEKEN aşiretine bağlı Boynu yumru cemaatinin (4)
yerleştiği aynı defterde belirtilmektedir.
Eşmekaya kasabasında ATÇEKEN’lerin Bey ailelerinden biri eskiden beri
oturmaktadır. Şimdi Aksaray ve Konya bölgesinin her tarafında bilinmekte ve
çağırılmakta olan “Eşmekayanın kavakları gölgeli” türküsü 20. Asrın başlarında
bu beylerden Memduh bey için yakıldığı söylenmektedir.
Hülasa hepsi alındığında ATÇEKEN Türk oymaklarının hepsi Konya, Aksaray,
Karaman, Karapınar, Ereğli, Koçhisar arasında kalan araziler yayılarak
yerleştiği görülür. Biz burada Eşmekaya’nın tarihinden bahsettiğimiz için,
Eşmekaya ve Eskil sınırları içerisinde 1530 yılında düzenlenen defter göz önüne
alınarak!
Adı geçen defterin 67. Sayfası
“ “ “ 42. “
“ “ “ 47. “
Aynı deftere ek olerek Prf. Faruk SÜMER’in ATÇEKEN’ler makalesi, Türk dünyası
tarihi dergisi Ağustos 1993 sayısı.
Bugün Eşmekaya, Eskil merkez ve yaylalarında ATÇEKEN adı Eşmekaya Kasabasında
oturan Beyler için kullanılmaktadır. Aslında bu tabir yanlış olup, ATÇEKEN
aşiretleri Eskil İlçesi ve Eşmekaya kasabasında hemen her yayla ve mezrasında
yerleşmiş durumdadırlar. Burada bu konuya kısaca değinmekte yarar vardır. Bu
yazının ekinde ATÇEKEN aşiretlerinin yerleştiği yerleşim yerleri başta Eskil
Merkez olarak tek tek ekli listede zikredilmiştir.
EŞMEKAYA’NIN İDARİ YAPISI:
Eşmekaya 1971 yılında Belediyelik olmuştur. Şu anda 4 mahallesi ve on dört
yaylası bulunmaktadır.
MAHALLELERİ :
1-Camiikebir Mahallesi.
2-Yeni mahalle.
3-Kayacık Mahallesi.
4-Yeşilyurt mahallesi.
YAYLALARI :
1-Büyük Erdoğdu
2-Küçük Erdoğdu
3-Yeni Yayla
4-Yenice
5-Süleymancık
6-Bakım
7-Höremören
8-Yüksek Yayla (Hüseyinbey yaylası)
9-Güneşli
10-Kerimler
11-Akkaş
12-Büyük Bağlıca
13-Küçük Bağlıca
14-Çanakkurdan
YAŞAYIŞ :
Eşmekaya’da çoğunlukla geleneksel büyük aile tipine rastlanmaktadır. Bu aile
tipinde tüm aile bireyleri bir arada yaşamaktadırlar. Ancak eve bir gelin
gelince büyük gelin bir başka eve taşınır, eğer evin tek gelini ise aynı ev
içerisinde yaşamaya devam ederler.
Eşmekaya’da nüfus ortalaması kasabada uygulanan doğum kontrolü nedeniyle
düşmüştür.Yaklaşık ortalama 5 civarındadır..Son nüfus sayımına göre Eşmekaya’nın
nüfusu 3379’dir.
Eşmekaya’da okuma-yazma oranı % 97 olmasına karşılık yüksek okul okuma oranı
düşüktür. Bunun sebebi kasabanın şehir merkezlerine uzak olması ve toprak
bakımından geniş olması ailelerin çocuklarını okumaya yöneltmemeleridir. Son
senelerde kasabada lise mezunu gençlerin artması, veraset sebebiyle toprakların
parçalara bölünmesi geçim kaynağı arayışına aileleri itmiştir. Buda son
senelerde kasabada yüksek okul okuyanların sayısını hızla artırmış ve
meyvelerini vermeye başlamıştır.
KOMŞULUK MÜNASEBETLERİ :
Eşmekaya’da komşuluk münasebetleri çok iyi işlemektedir. Herkes komşuluk
sorumluluklarını yerine getirmekte çok titiz davranmaktadır. Komşular arasında
kavgalara çok az rastlanmaktadır. Kasabadaki fakirler komşuları tarafından
kollanarak onların mecburi ihtiyaçlarını karşılarlar.
GELENEK VE GÖRENEKLER :
1-Kılık Kıyafet
Bayanların geleneksel kıyafeti; şalvar işlik denen, kasaba kadınların kendi
diktikleri takımdır. Başlarına ise boncuk, mekik gibi örgü örgü, dikilmiş çember
denilen örtüler örtünürler.
Erkekler ise; Ceket –pantolon ve gömlek giyerler. Yaşlılar ise başlarına şapka
giyerler. Gençler ise günün şartlarına uymaktadırlar.
2-Nişan ve Düğünler
Eşmekaya’da evlilikler daha çok görücü usulü ile yapılmaktadır. Ancak son
zamanlarda evlenecek gençlerin fikirleri alınmakta ve buna göre işlem
yapılmaktadır. Kasabada akraba evliliği yaygındır. Bunun en büyük sebebi de
malın dışarıya çıkmasını engellemek içindir. Erkek tarafı beğendikleri kızın
ailesine önceden haber vererek kız istemeye gider. Burada dünürlük yapılır. Kız
evi erkek tarafından büyüklerine ve çocuklarının fikirlerini almak için gün
ister ve belirli bir gün tayin edilir. Kız evi münasip görüp kızı verirse söz
kesilir(Bellileri takılır) Gelin kız el öpmeye gelince oğlanın yakınları takı
takarlar ve gelin kızın kahvesi içilir. İmam çağırılarak duaları yapılır.
Dünürler aralarında küçük söz (küçük lokum) denen söz kesme lokumu yenilir. Daha
sonra nişan merasimleri için gün tayin edilir. Bu arada kasaba adetleri arasında
bulunan gelin kıza Bayramlarda hediye dürüsü (hediye bohçası) götürülür. Yakın
akrabaların düğün ve nişanlarında kasaba kılık kıyafeti şalvar – işlik örgülü
çember gelin kıza erkek tarafından giydirilip dünürler arasındaki muhabbet
gösterilir. Düğünden önce oğlan evi kız evine halleşmeye (neler
alınacağını)gider ve sorarak yazılır. Sonra yazılan malları almak için (kalın
görmek) gelin kız alınarak gidilir. Kız evinin istedikleri alınır. Alınan
eşyalar Kızın düğünden sonra oturacağı eve döşenir. Düğün kasabada 4 gün sürer
ilk gün Erkek tarafı nın evinin damına bayrak dikilir. Böylece düğün evi
belirlenmiş olur. Aynı gün yemekler hazırlanıp birçok kişi davet edilerek yemek
verilir.(Bayrak yemeği)Buda evlenen çiftlerin bolluk içerisinde yaşamalarını
simgeler. Oğlan evi dışarıdan gelen misafirleri ağırlar. Akşam ise kadın ve
erkeklerin eğlenceleri ayrı ayrı devam eder. Ertesi gün milli ve mahalli kıyafet
giyen kadınlar, önde bayrak erkeklerle birlikte kız evine giderler. Kız evi
bahşiş almayınca kapıyı açmaz. Bahşiş verilerek kapı açtırılır. Ve kadınlar
içeriye girer. Erkekler çalgıcılarla birlikte oğlan evine dönerler. Aynı gece
erkekler düğün evinde toplanarak geç saatlere kadar eğlenirler.
KINA GECESİ:
Kız evine gelen kadınlar, Yemek yerler Yemek yendikten sonra ise eğlence başlar.
Başka bir yerde olan gelin kızı getirmek için def çalan kadın def çalarak şu
nağmeleri söyler:
Kız anası, kız anası
Hani bunun öz anası
Çağrın gelen kız anası
Yaksın elin kınası
Kız buna karşılık şunları söyler.
Bahçenizde ot mu idim
Üstünüzde yük mü idim
Bir kız size çok mu idim.
Oy anam oy, vay anam vay.
Kadınlar gelin kızı ortalarına alırlar ve buraya serilen bir bez (kına bezi)
üzerine dua okunarak üç kez kaldırıp oturturlar. Bu arada kadınlar oynarlar,
eğlenirler. Çömlek içine karılıp getirilen kına içerisine bozuk paralar atarlar,
kına gelin kızın sağ elinin ortasına ve ensesine yakılır kına içerisine atılan
bozuk paralardan bir kısmı orada bulunan genç kızlara dağıtılır bir kısmı gelin
kızın avcuna kına ile birlikte konur ve saklanır. Başına al kırmızı ve yeşil
tülbent (allık) örterler. Orada bulunan kadınlarda kına yakarak çerez
dağıtırlar. Eğlence bittikten sonra gelin kızın yanında arkadaşları ve oğlan
evinden gelen genç kızlar kalır ve nağmeler, ilahiler söylenir.
GELİN ÇIKARMA :
Gelin kızla beraber kalan genç kızlar sabah erkenden kalkıp erkek tarafından
getirilen gelenlik gelin etrafında 3 defa dolaştırıldıktan sonra giydirilir. Ve
yüzüne al, üzerine yeşil atkı örterler. Giydirme işlimi bittikten sonra kız evde
bulunan herkes ile vedalaşır. Oğlan evinden bayrakla konvoy halinde kız evine
gelin almaya gelenler gelinin çeyiz sandığını almak için sandık üzerine oturana
bahşiş verip sandığın ve eşyaları bir arabaya yüklerler. Gelin kardeşi
tarafından beline al kuşak bağlanarak, gelin için süslenen arabaya bindirilir.
Gelin konvoyu kasaba içerisinde dolaştırılıp mezarlık önünde durulur ve imam
tarafından gelin evine gelmeden önce dua yapılır. Gelin arabası çocuklar
tarafından durdurularak bahşiş dağıtılır. Gelin ineceği evin önüne gelince gelin
sadıcı gelini arabadan indirmeyip kaynanadan gelin için hediye ister verilen
hediye yüksek sesle herkese duyurulur ve gelin arabadan iner. Damat evin
kapısının önünde bekler, gelini koluna alan damat yürümeye başlayınca, kaynana
testi-çanak kırar anlamı eve gelen geline ne kadar sert olduğunu göstermektir.
Damat önceden hazırladığı bozuk paralar, kuru üzümleri cebinden çıkartarak atar.
Bu arada silahlar patlar. Gelini damat içeri götürür. Misafirler içeri alınarak
yemek yenir. Yemekten sonra damat sadıç ile birlikte el öpmek için misafirlerin
yanına gider. Bu arada imam çağırılarak damadın ceketi çıkartılıp dua okunur.
Ceket üç defa damadın etrafında çevrildikten sonra duayla giydirilir. Damat ve
sadıç müteakip yatsı namazını kıldıktan sonra eve gelir çağırılan imam
tarafından dini nikâhları kıyılır. Nikâhtan sonra damadın yakınları tarafından
damadın heyecanı gitsin diye sırtından hafifçe vurularak gerdeğe girer
KASABANIN İKLİMİ :
Yörede İç Anadolu Bölgesi’nin karasal iklimi hakimdir. Yazlar, sıcak ve kurak,
kışlar soğuk ve kar yağışlı geçer. En çok yağmur ilkbaharda ve sonbaharda
görülür. Yazın esen serin rüzgârlar kuzeydoğudan gelir. Kışın görülen soğuk
rüzgârlar ise kuzeyden eser.
Kuvvetli yağışları getiren rüzgârlar güneybatı ve kuzeybatıdan gelir. Kar
yağışları, çoğu zaman aralık ve şubat ayları arasındadır. Bir yıl boyunca
Eşmekaya’da altı ay yaz ve dört ay tipik kış hüküm sürer.
BİTKİ ÖRTÜSÜ :
Eşmekaya’nın batısı, karasal iklimin tipik bitki örtüsü olan cılız otlarla bir
bozkır görünümündedir. Kasabanın batı tarafında hiç ağaca rastlanmaz bu arazi
halkın tarım arazisidir. Eşmekeya’nın doğusunda, kasabanın bir ucundan bir ucuna
kadar uzanan çay kenarındaki meyve bahçeleri ve meşhur kavak, selvi ve söğüt
ağaçları oluşturur. Bu ağaçların arka kısmındaki arazi tamamen bataklıktır. Ve
şu anda bataklık üzerinde DSİ tarafından Eşmekaya Barajı çalışmaları devam
etmektedir. Kasabanın Konya- Aksaray arasında en yeşil ve güzel kasaba olması bu
ağaçlar ve yeşilliktendir.
Kasaba genelde düz bir ova üzerindedir. Ancak doğudan bakıldığında kuzeyden
güneye uzana kayaların üzerindedir. Kasabanın batı sınırının gerisinde küçük
tepecikler bulunmaktadır.
YERALTI VE YER ÜSTÜ SU KAYNAKLARI :
Eşmekaya’nın başlıca yer üstü su kaynağı Eşmekayanın güneyinde bulunan Bağlıca
mevkiindeki kaynaktır. B.u kaynak Eşmekaya’daki bahçeleri ve alayürek mevkiini
suladıktan sonra bölgeye dökülmekte idi.
Eşmekaya’nın doğu tarafı sınırın kuzey ucundan güney ucuna kadar bataklıktır.
Devlet Su İşleri tarafından bu alanda Eşmekaya Barajı çalışmaları başlatılmış ve
inşaat barajı besleyecek olan su kaynaklarının kuruması nedeniyle
durdurulmuştur. Bu bataklığın kuzey ucunda yani şimdiki barajın kurulduğu yerde
tarihi bir bölge vardı. Vaktiyle tuz gölüne doğru uzanan ovanın bu bölgenin
sularıyla sulandığı anlaşılmaktadır.
Kasaba içerisinden geçen su kanalının üzerine kurulan su değirmenleri (2 adet)
bölgede Eşmekaya’yı ön plana çıkarmasında en önemle etkenlerden biridir. Bu su
kaynağı Eşmekaya’nın can damarı idi. Bu suların ulaşamadığı yerlerde derin kuyu
sondajları yapılarak sulu tarıma hızlı bir geçiş yapılarak Eşmekayalıların
ekonomilerinde hızlı yükselmeler göstermiştir.Anca bu durum, yer üstü su
kaynaklarının çekilmesine sebep olmuş daha büyük sorun haline gelmiştir.Son
senelerde Vatandaşların kendi imkanları ile derin kuyu sondaj çalışmaları ile
özel arazilerinde büyük bir kısmı sulanabilir duruma gelmiştir.
Kasabanın İçme suyu ise Kasaba belediyesince yaptırılmış olup şebeke tüm
kasabaya dağıtılmıştır. Bu hizmetten Yayla olarak adlandırdığımız küçük yerleşim
birimleri de yaralanmıştır. İçme suyunun temin edildiği kaynaklan derin kuyu
sondajı ile temin edilmektedir.
EŞMEKAYA’NIN KOMŞULARI :
Eşmekaya kasabası İç Anadolu bölgesinin güneyine yakın bir noktadadır. Aksarayın
batısında ve 50 km mesafededir. İdari açıdan Aksaray’ bağlıdır. Doğusunda
Sultanhanı, batısında Bozcamahmut, güneyinde Güneşli köyü ile kuzeyinde Böget
köyü ve Eskil ilçesiyle komşudur.
Eşmekaya Konya’ya 100 km Aksaray’a 50 km. uzaklığında Aksaray- Konya arasında,
Karapınar- Cihanbeyli kavşağının kesiştiği noktada kurulduğundan çevre il ve
ilçelerle ulaşımı gayet kolaydır.
MESİRE YERLERİ VE TABİİ GÜZELLİKLERİ :
1- SEP : Eşmekaya’nın batısında , şu anda Baraj çalışmalarının yapıldığı alana
çok yakın olup, burada su kaynağı, Eski mezarlar ve mağaralar bulunmaktadır.
2-ERDOĞDU : Eşmekaya’nın batısında bulunan ve şu anda çok yakınında küçük
yerleşim birimi olan Erdoğdu adını almış yaylanın çok yakınındadır. Burada
birçok mağara ve mezarlar bulunmaktadır.Özellikle mağaraları pek meşhurdur.
(Kırk kapılı mağara ) Haçlı yapı enkazlarına da rastlanmaktadır.
3-HÜYÜK : Eşmekaya’nın güneyinde Yeşilyurt mahallesinin çok yakınında bulunan
Hüyük’te gayr-i İslami devirlere ait mezarlar ve harabeler vardır.
4-BAYBAĞAN : Eşmekaya’nın doğusunda Bahçelerin alt kısmında kalan bataklığın
içerisinde su kaynağının da bulunduğu baybağanda harçlı yapı enkazları ve mezar
kalıntıları bulunmaktadır.
5-ALAYÜREK : Eşmekaya’nın doğusunda Aksaray- Konya devlet karayolunun kenarında
bulunan alayürekte örenler mevcut olup yeşillik ve su kaynağı mevcuttur.
6-PARTAĞACI : Eşmekaya’nın doğusunda bataklığın bitiminde kuşdede denilen yerde
eski devirlerden kalan yapı döküntüleri bulunmaktadır.
7-KUMARTAŞ : Eşmekayanın doğusunda bulunan bu yerde Sultanhanı’na giden kardelik
suyu buradan çıkar.Su kanalları ve kabristanlar bulunmaktadır.
Eşmekaya kasabası yaklaşık 250-300 yıl önce atçeken beylerinden İbrahim Bey tarafından Konya -Aksaray Karayolu üzerinde küçük bir köy olarak kurulmuştur. Buraya kayadan çıkan çeşme anlamına gelen EŞMEKAYA adını vermişler. Gelirken yanlarında getirdikleri yardımcılar ile orduya at yetiştirmeye başlamışlar.. Daha sonra bağlıca yaylasından çıkıp şimdiki ipekyolu otelin yanından geçerek bir un değirmeni döndüren akarsuyun yatağını Eşmekaya'dan geçecek şekilde değişilerek bu akar su üzerinde iki tane suyla çalışan un değirmeni kurmuşlar.Buda Eşmekaya'nın ekonomisin olumlu şekilde etkilemiştir. Zira 50 Km çapında bir alanın un ihtiyacını karşılamıştır. Aynı zaman bugün ki ala yürek dediğimiz mevkide de sulu ziraata geçilmiştir. İkinci dünya savaşı sıralarında ki kıtlık dönemlerinde Eşmekaya göç almaya başlayarak büyümüş ve çevrede gerek ekonomisi, gerekse gelenek ve görenekleriyle tanınan bir köy olmuştur. 1970 yılında kasaba olan Eşmekaya tarlaların veriminin düşmesi ve yatırımın olmaması neticesi göç vermeye başlamıştır. Daha sonra yer altı sularını çıkarılması ile şahıs ve sulama kooperatifi kuyuları ile yaklaşık %80 sulu ziraata geçilmiştir. Eşmekaya Başlıca geçim kaynağı tahıl, Pancar ve hayvancılıktır. Halen Eşmekaya'da 3400 kişi yaşamaktadır. İdari yönden Aksaray'a bağlı olmasına karşın ticari yönden Konya 'ya bağlıdır. Eşmekaya da Bir İlköğretim Okulu ve Bir Lise Bulunmaktadır. Okur yazar oranı yaklaşık %98 lerdedir.
